top of page

"Kalecikliyim"


Kısa bir anımı sizlerle paylaşmak istiyorum. Yaklaşık on yıldır Ankara'da ikamet ediyorum. Keçiören ilçesinde küçük bir dükkanda çırak olarak işe başladım. Ustam bir işi olduğunda gidiyor, ben de dükkanla ilgileniyordum. Hiç unutmam, bundan yaklaşık beş sene önce bir olay yaşadım. Dükkana bir müşteri geldi. Anahtar yaptıracaktı. Ben de dükkanda tektim. Anahtarı yaparken nereli olduğumu sordu.


Bu olaydan önce bir arkadaşım sohbetimiz sırasında bana nereli olduğumu sorarlarsa "Kalecikliyim dersin" demişti. Çünkü Suriyeli olduğumu söyleyince her zaman iyi tepkiler almadığımı arkadaşım da biliyordu. Kalecik de arkadaşımın memleketiydi. Ben de nereli olduğumu soran müşteriye "Kalecikliyim" dedim. Ancak hiç beklemediğim bir cevapla karşılaştım: Neresinden? O an bu ikinci soruyu hiç beklemiyordum. Bir an dona kaldım ama Allah'tan hemen arkadaşımın köyü geldi aklıma. "Akkaynaklıyım abi" dedim.


Bu sefer de "Kimin oğlusun?" diye sordu. Ben de "Mustafa'nın oğluyum" dedim. "Harbi mi lan?" deyince bir şeylerin ters gittiğini anladım. Korkarak "Evet abi ne oldu ki?" diye sordum. Adam bir anda "Lan şerefsiz oğlu şerefsiz, babanın bana borcu vardı!" diye çıkıştı. O zamanın parasıyla 8 bin tl borcu varmış. Neden vermediğimizi bana soruyordu. Ben de öyle bir utandım ki... En son komşu esnaf seslere geldi. Aramızı düzeltti. Ben "Kusura bakma abi, ben Suriyeliyim. Sana yalan söylemek zorunda hissettim. Çünkü insanlar önyargılı davranıyorlar." diyebildim. Allah’tan abi de anlayışlı birisi çıktı. "Tamam oğlum" dedi, "ama sen yine de yalan söyleme".


- Emin, Suriyeli, 24 yaşında, elektrik elektronik teknisyeni.





Gurbet Hikayeleri Türkiye'deki göçmenlerin şahsi deneyimlerinin kamuoyu ile buluşmasını hedefleyen aracı bir mecradır. Bu yazı yazarın şahsi tanıklığını yansıtmaktadır.

Kommentare


bottom of page