top of page

Ensar ve Muhacir


2015 yılında eşim üç kızım ve bir oğlumla Suriye'den Türkiye'ye taşındık. Şam'da ticaretle uğraştığım ve birçok Türk şirketiyle iş yaptığım için Türkiye'ye karşı daima sevgi ve özlem duyguları beslerdim. Her yıl düzenli olarak Türkiye’yi ziyaret ederdim. İş ve sanayi sektörlerinde birçok Türk arkadaşım vardı. Hatta bazıları benim için arkadaştan da öteydi. İstanbul'a taşınmaya karar verir vermez, Türkiye'nin sanayi ve ticaret sektörlerinde tanınmış bir fabrika ve şirket sahibi olan en yakın arkadaşımla temasa geçtim. Kararımızı sevinçle karşıladı ve hemen bizi havaalanından almayı teklif etti. Ayrıca kendi dairesinin tam karşısında bulunan kiralık bir dairenin sahibine ulaştı. Ondan dairesini bana kiralamasını rica etti. Ev sahibi başlangıçta evini bir Suriyeliye kiralamak istememişti. Çünkü mahallede sadece Türkler yaşıyordu ve hiç yabancı yoktu. Fakat arkadaşım araya girerek daireyi bana kiralaması için onu ikna etti. Ayrıca, arkadaşım vesilesiyle ev sahibi, göçmen olduğum için o zamanki piyasa fiyatına kıyasla daha düşük bir kirayı kabul etmeye de razı oldu. Bunun mümkün olmasının önemli bir nedeni Türk arkadaşımın bana kefil olmasıydı. Ev sahibi de iyi kalpli birisiydi. Arkadaşım bana ev sahibiyle anlaşmayı tamamladığını ve bir aylık kirayı peşin ödediğini söylediğinde çok ama çok sevinmiştim. Birisinin beni ve ailemi havaalanından alacağını ve bizi yeni evimize getireceğini söylemişti. O sırada, arkadaşımdan yatak odası takımları ve dairenin geri kalan mobilyalarını satın alıncaya kadar kullanmamız için iyi bir yatak almasını rica etmiştim. Ancak eve vardığımda, evin tamamen mobilyalarla döşenmiş olduğunu, mutfakta tüm gereçlerin ve yeni elektrikli aletlerin bulunduğunu görünce oldukça şaşırdım. Hiçbir eksiklik söz konusu değildi; hatta bize iki hafta yetecek kadar yiyecek bile mevcuttu. Elbette ailemin tüm üyeleri derinden etkilendi ve çok mutlu oldu. Arkadaşıma teşekkür etmek için ne yapacağımı şaşırmıştım. Neden tüm bu zahmete girdiğini sorarak ona sitem ettim. Bana, "Sizler muhacirsiniz, bizler de Allah’ın izniyle ensarız. Size en azından bunu sunabiliriz” dedi. Binadaki tüm komşuların bir araya gelerek mobilyaların masraflarını karşılayıp eve gerekli eşyaları aldığını söyledi. Allah arkadaşımı ve tüm nazik ve cömert Türk komşularımı mükafatlandırsın. Bu Türk arkadaşım ve komşum eve varmamızın ertesi günü dinlenmemi istedi. Sonra beni Orta Doğu ve Afrika bölgesinde satış müdürü olarak çalışmam için şirketine götürecekti. Çünkü ben onun Suriye'deki temsilcisiydim. Tüm mallarını ve bunları nasıl pazarlayıp müşterilere sunacağımı biliyordum. Ben makine mühendisiyim ve dört dil biliyorum: Arapça, İngilizce, Fransızca ve biraz da Türkçe. Yani, Türk arkadaşım ve komşuları önce İstanbul'daki yeni evimize yerleşmeme yardımcı olmuş, sonrasında bu güvenilir dostum bana ailemin geçimini yeterince karşılayabilecek uygun bir iş bulmuştu. Ayrıca bu arkadaşım çocuklarımın her birini Türk okullarına kaydettirmek için bizzat okullara gitti ve ikamet izni başvurumuzun her adımında da bize yardımcı oldu. Şirketinde dört ay çalıştıktan sonra arkadaşım benim için yasal bir çalışma izni ayarladı ve beni şirketine çalışan olarak kaydetti. Eski ilişkimiz ve arkadaşlığımız dolayısıyla sahip olduğum bazı özel ayrıcalıklarla birlikte statüm diğer Türk çalışanlarınkiyle aynı hale gelmişti. 2017 yılının ortalarında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açıkladığı istisnai Türk vatandaşlığına başvurdum. Makine mühendisliği diplomam, çalışma iznim ve sigortam olduğu için benim ve ailemin başvurusu kabul edildi. 2018 yılı itibariyle hepimiz Türk vatandaşlığına geçtik ve günlük hayatımız her geçen gün daha da kolaylaştı. Türkiye'ye geldiğimiz ilk günden bugüne kadar Türk arkadaşım, kardeşim, komşum ve diğer iyi Türk komşularım benim ve ailemizin dualarında yer alıyor. Türkiye'ye ve Türk halkına bize gösterdikleri cömertlik ve sevgiden dolayı teşekkür ediyoruz. Not: Türk arkadaşım bana yardım ettikten sonra kendisi gibi Türk tacir arkadaşlarıyla "Ensar" adında bir grup kurdu. Ben de üç yıl boyunca bu grubun bir üyesiydim. Türkiye'deki dört Suriyeli mülteci aileye yardım ettik. Bu yardımlar arasında bu ailelere gerekli olan her şeyle donatılmış evler sağlamak, çocuklarını okullara kaydettirmek, ailelerin mülteci olarak ikametgah almalarına yardımcı olmak ve iş bulmak vardı. Ensar grubu ayrıca bu ailelerin kiralarını altı ay boyunca gönüllü olarak ödedi. Allah onları iyilikle mükafatlandırsın, onları onurlandırsın ve harcadıkları her şeyin karşılığını versin inşallah. İşte Türkiye’deki hikayem böyle.


- Sami, Suriye’nin Şam şehrinden Türkiye’ye iltica eden Suriyeli bir mühendis. Sekiz yıldır Türkiye’de yaşıyor.




Gurbet Hikayeleri Türkiye'deki göçmenlerin şahsi deneyimlerinin kamuoyu ile buluşmasını hedefleyen aracı bir mecradır. Bu yazı yazarın şahsi tanıklığını yansıtmaktadır.

Comments


bottom of page