top of page

Normal Bir İnsan Gibi



Türkiye’ye geleli neredeyse 10 yıl oluyor. Anlatacağım bir hikayeyle burada geçen yıllarımı özetlemek istiyorum.


Başlarda Türkiye’de yaşamak benim için gerçekten harika ve güzeldi. Ne zaman bir Türkle karşılaşsam “Siz bizim misafirimizsiniz” derlerdi. Hatırlayınca mutlu olduğum, güzel anılarım var.


Ama kötü anılarım da oldu ne yazık ki.


Türkiye’de ailemle birlikte yaşıyorum. Ve çoğu göçmen gibi ancak kirada oturabiliyorum. Belgesiz bir göçmen olduğum için ev sahipleri herhangi bir bahaneyle beni evden çıkarmak istediğinde itiraz etmem de mümkün olmuyor.


Bir ev tutup yerleştikten henüz 6 ay sonra göçmenlere karşı olumsuz yargıları olan bir komşumla sorun yaşadım. Bu komşum zaten her vesileyle bana çatacak bir yol buluyordu. Yine bir şeyleri bahane ederek bana sesini yükseltti. O gün gerçekten kötü hissetmiştim. Tüm göçmenlerin aynı olmadığını defaatle tekrarlamama rağmen bir türlü komşumu ikna edemedim. Tüm Afganları küçümseyip aşağılıyordu. Ev sahibim de komşumun hatalı olduğunu biliyordu aslında. Ama yine de kolay olanı seçti ve bu olaylar yüzünden beni evden çıkardı.


10 yıldır Türkiye’de yaşıyorum. Bir insanım. Normal bir hayat kurup normal bir insan gibi yaşamak istiyorum. Ama kayıtsız olduğum için koşullar çok zor ve meşakkatli. 6 yıldır türlü hastalıklarla boğuşuyorum. Tiroitim var, kalp rahatsızlığım var, depresyonum var, sinüzitim var, mide rahatsızlığım var, belim berbat durumda ve tüm bu acılara rağmen devlet hastanesinde tedavi edilmiyorum. Yıllarca emek verip çalıştığım parayı özel hastanelere ödemek zorundayım Bu durum beni çok üzüyor.


Her insan özgürce yaşayabilmeli. Herkesin buna hakkı var. Ben bir insanım, Türkiye’de bir hayat kurmak ve burada yaşamaya devam etmek istiyorum. Ama başa çıkamadığım bu sorunlar beni de Avrupa’ya göç etmeye zorluyor.


Ben bir insanım. Afgan, Türk, Hindu ya da Hristiyan olmam fark etmez. Diğer tüm insanlar gibi benim de özgürce yaşama hakkım var. Ben bir insanım.


Buraya yazabileceklerim şimdilik bu kadar. 


Saygılarımla.



- Afganistanlı Seyfullah, 29 yaşında ve kendi deyimiyle “umudunu yitirmiş” bir göçmen.



Gurbet Hikayeleri Türkiye'deki göçmenlerin şahsi deneyimlerinin kamuoyu ile buluşmasını hedefleyen aracı bir mecradır. Bu yazı yazarın şahsi tanıklığını yansıtmaktadır.

Commentaires


bottom of page