top of page

Abdest Aldım ve Ölümü Bekliyorum



Doğduğum andan itibaren Gurbet kelimesi kulağımda. Ailem 1948 yılında yüzlerce yıldır yaşadığı topraklardan mecburen göç etmiş. Yine Filistin sınırları içinde olan Gazze'ye yerleşmişler. İşgal altındaki topraklarına dönebilmek en büyük arzuları. Ben de bu hayalle büyüdüm.


Gazze'deki her mülteci gibi ben de ilk ve orta öğrenimimi BM okullarında tamamladım. Lise bittikten sonra İslam Üniversitesi hukuk bölümüne girdim. Yüksek lisans ve doktora yapmak için Gazze'den Türkiye'ye gelmeye, diğer bir deyişle ikinci gurbeti yaşamaya karar verdim. Türkiye onlarca Filistinli öğrenciye imkân ve fırsat sağlıyor, ben de başvurdum ve çok şükür kabul edildim.

Yaklaşık yedi yıl önce Türkiye'ye geldim ve buraya geldiğim ilk andan itibaren kendimi hiçbir zaman gurbette, garip, ya da “yabancı” hissetmedim. Bunun birkaç sebebi var. En önemlisi Türk arkadaşlarımın misafirperverliği ve samimiyeti. Bu bağlamda gurbette bana ağabeylik ve babalık eden, tez çalışmam esnasında her konuda yardımcı olan danışman hocam Ömer Çınar’ı zikretmeliyim. Çünkü Ömer Hoca gerçekten ismiyle müsemma bir şekilde gittiğim her yerde bana çınar gölgesi oldu.


Bilirsiniz bazı anlar ancak ailenizle anlamlıdır. Mesela mezun olduğunuzda annenizle bu anı paylaşmak istersiniz. Kız istemeye gittiğinizde ablanız ve yengeniz ile gitmek istersiniz. Ramazan ayının ilk cuması geniş ailenizle iftar yapmak istersiniz. Bayram namazını kıldıktan sonra evinize dönerken babanıza ve annenize tatlı ya da hediye almayı düşünürsünüz. Fakat her gurbetçi gibi ben de yaklaşık yedi senedir bu anları yaşayamadım.


Şimdi ise gurbette olmak, bir Gazzeli için, bambaşka bir acı. Bildiğiniz gibi Gazze şu anda çok vahşi saldırıların altında. İşgalci İsrail kadınları, çocukları, yaşlıları acımasızca öldürüyor. Biz de burada günlerdir ailemize ulaşamadığımız için, ailelerimiz ve sevdiklerimizi düşünerek merak içindeyiz. Bir bakıma biz de burada korkudan ölüyoruz.


Savaşın ilk günlerinde anneme ulaşabildim. Sağlığını sorduğum. Bana şöyle dedi: "Abdest aldım ve ölümü bekliyorum". Bu cümleyi sevdiğiniz birinden duyduğunuzu düşünün. Ailenizden uzaktasınız; şehriniz, içinde sevdikleriniz bombalar altında… İşte o zaman gurbetin ne demek olduğunu daha iyi anlarsınız.



- Gazzeli Abdullah, yedi yıldır Türkiye’de, kamu hukuku alanında doktora yapıyor.



Gurbet Hikayeleri Türkiye'deki göçmenlerin şahsi deneyimlerinin kamuoyu ile buluşmasını hedefleyen aracı bir mecradır. Bu yazı yazarın şahsi tanıklığını yansıtmaktadır.

Commentaires


bottom of page